sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

6 kişi kendisini tutuyor, 4 arkadaşı var.


26.06.1978 doğumlu, 33 yaşında. şu an yaşadığı yer Ankara.

serendeep panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

buyda buyda :)) sen de duşlardan çık da sesini duyalım cicim :)

arha anniyatar   03 Kasım 2010 01:05  

yeni profil müziği istiyoruzzz ;)))

arha anniyatar   18 Mart 2010 23:23  

hemen...

serendeep   05 Nisan 2010 00:03  

özel bi tercihiniz varsa alabilirim.

serendeep   05 Nisan 2010 00:04  

arha anniyatar   17 Mart 2010 16:06  

bakalım hafızan oralara götürebilecek mi?? ;)

arha anniyatar   17 Mart 2010 16:02  

:))) her dinlediğinde her nerde olursan ol, dans etmeye başla. Olur mu :))

serendeep   05 Nisan 2010 00:08  

olur.. sen de aynı şekilde..;)

arha anniyatar   06 Nisan 2010 00:39  

Viva Olmeca!!!

En az 3'er shut lazım bu kutlamaya ;))

Bir bize bir Rasmus'a bir de Olmeca'ya..

arha anniyatar   24 Şubat 2010 14:57  

aaa biraz suratsızmış ama bu tanrı olmeca :) acaba tekilaları içiyoruz diye kızıyor olmasın bize :))

serendeep   03 Mart 2010 13:38  

şimdi gölge'de olmak vardı...;)

arha anniyatar   22 Şubat 2010 16:27  

ne işin var gölge'de yaww..

serendeep   23 Şubat 2010 10:00  

....

saklıkent'te geçen sene sevgililer gününde konser verdiler. gecenin sponsoru olmeca'ydı. saklıkent'e girer girmez boynumuza bir shot bardağı taktılar... eee olay zaten ondan sonra tamamen değişti :))) barda oturup, bardağı barmen'e uzatıyosun tekilan anında hazır. bi adım ötende rasmus söylüyo... ne günlerdi beee... :))

serendeep   24 Şubat 2010 10:49  

rivayete göre olmeca meksika'da bir tanrının adı. birgün tanrı olmeca, mavi sabır otunun meyvasını tadar ve çok beğenir. ülkenin gençlerine "bunu benim için saklayın sadece benim için üretin der" bugün meksika'da tekila sabır otundan üretiliyor. yaşasın tanrı olmeca!!!

serendeep   24 Şubat 2010 11:01  

vay beeaa hoş rivayetmiş,, pek hoş bi geceymiş, orada olsaydım neler olurduyu düşünmek bile iyi geldi ;)) artık başka kentler buluruz saklı ya da ortada ;)))

arha anniyatar   24 Şubat 2010 14:50  

hahaha sevdim bunu :)))

serendeep   03 Mart 2010 13:35  

öyle bikaç haftada bir girmekle sosyocu olunmaz şekerim, yakar yıkarım yoksa panoyu ;))

arha anniyatar   22 Şubat 2010 16:18  

hahaha.... en sevdiklerimden biri!!! yeter ki böyle yak, yık panoyu. eeee anlat bakalım, adada hayat nasıl?

serendeep   23 Şubat 2010 09:59  

sen yine uzaklaşırsan yakma yöntemleri düşünürüm artık :))

ada olmuş bahar, yemyeşil her taraf, rüzgar ılık ılık yüzünde.. tam balayılık ;))

arha anniyatar   23 Şubat 2010 13:16  

:))) harikaymış... ben çalışıyorum sen benim yerime yap balayını...

serendeep   24 Şubat 2010 10:51  

balayı için gereken şartları yerine getiren ben diilim ki :))
benden tavsiye olunur bu topraklar, hem anıları tazelemiş oluruz, ben burdayken denk gelseniz hoş olurdu... ;)

arha anniyatar   24 Şubat 2010 14:47  

yaa biz, binde bir karsimiza çikan sevgililik,dostluk, arkadaslik firsatlarini ne yapiyoruz?

aksamüstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayip miril miril konusabilecegimiz, omuzumuza dolanan bir kolun, basimizi yaslayabilecegimiz bir omzun, belimizi kavrayacak bir elin, uzunyollara dayanikli asklarin sahibi karsimiza çiktiginda taniyabiliyor muyuz onu, degerini biliyor, biricikligini benzersizligini anlayabiliyor muyuz?

yoksa hayati sonsuz, firsatlari sayisiz sanip kendimizi hep ileride birgün karsilasacagimizi sandigimiz bir baskasina, bir yenisine ertelerken hayat yanimizdan geçip gidiyor mu? karsimiza zamansiz çikmis insanlari yolumuzun disina sürerken birgün geri dönüp onu deliler gibi arayacagimizi hiç hesaba katiyor muyuz?

hayat her zaman cömert davranmaz bize,tersine cogu kez zalimdir, her zaman ayni firsatlari sunmaz, toyluk zamanlarini ödetir. hoyratça kullandigimiz arkadasliklarin, eskitmeden
yiprattigimiz dostluklarin, savurganca harcadigimiz asklarin hazin hatirasiyla yapayalniz kaliriz birgün. bir aksamüstü yanimizda kimse olmaz,ya da olanlar olmasi gerekenler degildir. yildizlarin bizim icin parladigini göremeyen gözlerimiz, güngelir hayatimizdan kayan yildizlarin gömüldügü maziye kilitlenir.
kedilerin özel bir anini yakalamak gibidir, kendi hayatimizdaki olaganüstü anlari olaganüstü kisileri yakalamak. bazilarinin
gelecekte sandiklari "birgün" gecmiste kalmistir oysa;hani su karsidan karsiya gecerken,trafik isiklarinda rastladigimiz, omuzumuzun üzerinden söyle bir baktigimiz sonra da bosverip "nasil olsa ileride birgün tekrar karsima cikar" dediginizdir.
oysa o gün bu zalim sehri terketmistir o, bosyere busokaklarda aranirsiniz...

murathan mungan

arha anniyatar   16 Şubat 2010 19:22  

bu da çok sevdiklerimden... teşekkürler ama...şimdi bu şehri terk ettin demek mi oluyor???

serendeep   17 Şubat 2010 13:15  

:(( kleopatranın değdiği eşsiz güzellikteki adalardan birinde yine başka hasretlikleri gidermeye başladım bile...

arha anniyatar   17 Şubat 2010 13:26  

Mırıldandıklarım

Kırdın mı incittin mi birilerini
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler.
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?
Yeniden düşünmeliyim
Dostluklarımı, ilişkilerimi
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
Borçlarımı ödedim mi?
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,
giysilerim ütülü, odam düzenli mi?
Geri verdim mi aldıklarımı:
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
Yokladım mı duygularımı
Hala sevebiliyor muyum insanları?
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma
ovmalı umutları
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan
Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar
Gece telefonları, ıssız konuşmalar
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey
O kadar çok anlattım ki
Kendime kaldım anlatmaktan...
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,
Ofset duyarlılıklardan
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum
"içtenliğin" ya da "dünya görüşünün" kirletmediği
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum
Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
vitrin camlarına yansıyan yüzlerde
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar
Hala bir umut var mıdır
Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
Ne çıkmaz sokaktayım ne de mutsuz
Sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar
Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken
Kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim
senin ve benim, yani bizim için...
MUNGAN

serendeep   11 Şubat 2010 16:01  

deprogjazzrock   11 Şubat 2010 15:50  

sosyonun dj'i süpermiş ;))

arha anniyatar   11 Şubat 2010 22:09  

....

sen demişsin ben bişi demedim :))

arha anniyatar   11 Şubat 2010 23:10  

süperim mi demişim?? te allaaam:))

deprogjazzrock   11 Şubat 2010 23:13  

yok süper benden, gönüllü sosyo dj liği yapıyormuşsun, hayır demem müzikler fena diil gibi ;)

arha anniyatar   12 Şubat 2010 00:16  

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. Eleştiri

    Eleştiri

    37 üyesi var. üyelik serbest.

BLOG rss kaynağı

adresi: http://serendeep.sosyomat.com/blog

müzik kutusu

empeüçlerim


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage